Teknoloji dünyasında sürekli daha yüksek çözünürlüklerin, daha güçlü işlemcilerin ve fotogerçekçi grafiklerin peşinden koşuyoruz. Ancak kabul edelim ki, hiçbir yeni nesil teknoloji o eski 8-bit ve 16-bit döneminin bize verdiği o saf eğlence hissini tam anlamıyla veremiyor.
İşte tam bu noktada, anıları canlandıran ve bizi çocukluğumuzun altın çağlarına götüren efsane bir oyun konsolu Atari Gamestation test masamıza konuk oldu. Baştan söyleyeyim; bu cihaz piyasadaki diğer sıradan el konsollarından çok daha farklı özelliklere sahip ve bu incelemede size hepsini tüm detaylarıyla anlatacağım.
MyArcade Atari Gamestation İnceleme
Öncelikle cihazın sunduğu o devasa kütüphaneden bahsetmek istiyorum. Cihazın içerisinde 200’den fazla efsaneleşmiş oyun yüklü olarak geliyor. Sadece tek bir döneme takılıp kalmamışlar; Atari’nin birçok farklı sürümüne ait unutulmaz klasiklerin yanı sıra, farklı retro konsolların sevilen oyunları da bu geniş kütüphaneye dahil edilmiş. Yani tek bir cihazla adeta koca bir atari salonunu cebinize taşıyorsunuz.
İlk olarak cihazın kutusundan ve paketlemesinden başlayalım. Üretici firma burada gerçekten çok güzel bir detaya imza atmış; kutunun tasarımında yer alan özel bölümler sayesinde, konsolun içerisindeki oyunların neler olduğunu görsel bir şölen eşliğinde daha kutuyu açmadan görebiliyorsunuz.
Bu da daha ilk saniyede o nostalji hissini tetiklemeyi başarıyor. Ancak burada ufak bir uyarı yapmam gerek: Kutu oldukça büyük. Bunun sebebi ise tahmin edebileceğiniz üzere ürünün kendisinin de piyasadaki diğer el konsollarına kıyasla bir hayli iri ve kalıplı olması.
Bu büyüklük bazı kullanıcılar için ekran deneyimi ve tutuş hissiyatı açısından büyük bir artı olabilirken, “cebime atıp çıkayım” diyenler için ufak bir eksi yaratabilir. Bu noktadaki tercih tamamen sizin kullanım alışkanlıklarınıza kalmış durumda. Kutunun içerisinden ise bu devasa konsolun kendisi, gerekli bağlantı kabloları ve kullanım kılavuzları çıkıyor.
Cihazı açtığımızda bizi son derece akıcı, retro ruhuna uygun bir menü karşılıyor. Oyunlar, menüler ve oyun seçenekleri arasında gezinmek oldukça pratik. İstediğiniz klasikleri bulmak ve farklı oyun modlarına erişmek çocuk oyuncağı.
Gelelim Atari Gamestation’ın en can alıcı noktalarından birine: Tuş takımına! Bu cihazda yer alan bazı tuşların işlevleri, oynadığınız oyunun türüne ve dinamiklerine göre değişiyor. Bunu günümüzdeki çoğu standart el konsolunda göremezsiniz; bu özellik doğrudan o eski büyük atari salonu makinelerindeki adaptif kontrol hissiyatını yaşatmak için tasarlanmış. Genel dış kasa tuşları ise oldukça tok bir basım hissiyatına sahip ve kaliteli malzemeden üretilmiş.
Cihazın dış kasa detayları ve ekranı da bu büyük gövdenin hakkını veriyor. Geniş ekranı sayesinde pikselleri saymadan, son derece net ve parlak bir görüntü elde ediyorsunuz. Ayarlar menüsü üzerinden de ekran parlaklığı, ses dengesi ve diğer emülasyon ince ayarlarını kendi zevkinize göre kişiselleştirebiliyorsunuz.
Peki bu kadar oyunu oynarken batarya ne durumda? Yaptığım testlere göre bu nostalji canavarı, tek bir tam şarj ile 4-5 saat arasında kesintisiz bir oyun deneyimi sunuyor. Bir el konsolu için son derece tatmin edici bir süre. Üstelik cihaz sadece elde oynamak için tasarlanmamış.
Üzerinde yer alan HDMI çıkışı sayesinde cihazı saniyeler içerisinde monitörünüze veya dev ekranlı televizyonunuza bağlayabilirsiniz. İşin en güzel kısmı ise cihazın arkasında yer alan iki adet kontrolcü girişi.
Bu girişlere harici oyun kolları bağlayarak, tıpkı eski günlerdeki gibi yanınıza bir arkadaşınızı alıp televizyon karşısında iki kişilik oyun keyfinin dibine vurabiliyorsunuz. Kısacası bu konsol, nostalji arayan teknoloji tutkunları için tam anlamıyla eksiksiz bir paket sunuyor.
